Orhan Veli Kanık’ın şiir serüveni genellikle 1941’deki Garip manifestosuyla ilişkilendirilse de 1946 tarihli Destan Gibi kitabı, şairin poetikasında köklü bir dönüşümü temsil etmektedir. Bu çalışma, Destan Gibi’yi Orhan Veli’nin önceki Garip dönemi eserleriyle karşılaştırarak; anlatı-şiir formu, folklorik ögeler ve toplumsal duyarlılık bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, nitel yakın okuma ile nicel stilometri yöntemlerini birleştiren karma bir yaklaşım benimsenmiştir. Eserlerin toplam hacim farklarından kaynaklanabilecek istatistiksel sapmaları engellemek amacıyla, her iki dönemden 100 tokenlık standartlaştırılmış örneklemler seçilmiş ve bu örneklemler üzerinden AntConc yazılımı aracılığıyla sözcük çeşitliliği oranı (Type–Token Ratio [TTR]) hesaplanmıştır. Nicel analiz sonuçları, Destan Gibi’nin toplam hacmi daha küçük olmasına rağmen 0.650 gibi yüksek bir TTR değerine sahip olduğunu; buna karşın Garip dönemi şiirlerinin 0.480–0.500 aralığında kaldığını göstermektedir. Bu veriler, Destan Gibi’nin Garip’in minimalist ve tekrara dayalı "özcü" dilinden ayrılarak, birim metin başına düşen benzersiz kelime oranının arttığı, yoğun ve anlatısal bir yapıya evrildiğini kanıtlamaktadır. Sonuç olarak çalışma, Destan Gibi’nin halk şiiri geleneklerini modern bir epik çerçevede yeniden kurgulayan özgün bir anlatı-şiir örneği olduğunu ve Orhan Veli poetikasında yapısal bir dönüşüm noktası niteliği taşıdığını ortaya koymaktadır.
Although Orhan Veli Kanık’s poetic journey is predominantly associated with the Garip manifesto of 1941, his 1946 work Destan Gibi represents a fundamental transformation in his poetics. This study aims to examine Destan Gibi in comparison with Veli's earlier Garip period works within the context of narrative-poetry form, folkloric elements, and social sensitivity. A mixed-method approach, combining qualitative close reading with quantitative stylometric analysis, was adopted. To prevent statistical biases arising from differences in total volume, standardized samples of 100 tokens were selected from both periods, and the Type–Token Ratio (TTR) was calculated using AntConc software. Quantitative analysis results indicate that Destan Gibi possesses a high TTR value of 0.650, whereas Garip period poems remain within the 0.480–0.500 range. These data demonstrate that Destan Gibi diverges from the minimalist and repetition-based "essentialist" language of Garip, evolving into a dense and narrative structure with an increased ratio of unique words per unit of text. Consequently, the study reveals that Destan Gibi is a unique example of narrative-poetry that reconstructs folk traditions within a modern epic framework, marking a structural turning point in Orhan Veli’s poetics.